UYKU APNESİ

UYKU BOZUKLUĞU – Horlama

Genel Tanıtım

Son dönemlerde adını sıkça duymaya alıştığımız ve uyku esnasında solunum durması olarak tanımlanabilecek uyku apnesien sık karşılaşılan uyku rahatsızlıklarının başında yer alıyor.

Uyku hastalıklarıyla ilgili en çok görülenlerin başında insomnia diğer adıyla uykusuzluk yer alırken ikinci sırada ise uyku apnesi sendromu görülüyor.Uyku apnesi, uyku esnasında solunumun durması olarak tanımlanabilir.

Uyku apnesi sendromunda, uyku sırasında birkaç saniye süren geçici boğulmalar yaşanabilir. Bu boğulma anında kandaki oksijen seviyesi düşerek, beynin uyanmasını sağlar. Beyin solunum fonksiyonlarının durduğunu haber vermek için vücudu uyandırır.

Uyku apnesi sorunu yaşayan kişiler gece birkaç defa uyanabilir, uykuları sık sık bölünen kişiler ertesi günü hatırlayamazlar. Bu durum da tekrarlayan zaman dilimleri içinde kişide yorgunluk ve halsizlik hissine neden olur.

Yeterli süre uyuduğunu düşünüp yorgun kalkanlar ve gün içinde halsiz gezen ve uykusu gelen kişilerde uyku apnesi sendromu araştırılmalıdır.

Nedenleri

Uyku apnesi sendromu nedenlerine göre, santral (merkezi), obstrüktif (tıkayıcı) ve bu ikisinin birlikte görüldüğü karma tip olmak üzere üç farklı başlık altında değerlendirilebilir. Santral uyku apnesi sendromunda beynin nefes al komutu vermediği ve solunumun beyin kaynaklı durduğu uykuda solunum bozukluğuna denir.

Tıkayıcı uyku apnesi sendromunda ise genellikle üst solunum yolunun büyümüş bademcikler, yumuşak damak sarkması veya kiloya bağlı olarak daralmasından dolayı kaynaklanır.

Tıkayıcı uyku apnesi sendromu erkeklerde daha sık görülmesine rağmen, kadınlarda da menopoz döneminde kendini gösterebilmektedir. Çeşitli hormonların, kilonun ve anatomik faktörlere bağlı olarak hava yollarında tekrarlayan daralmaların ve kapanmaların olmasıdır.Uyku apnesi uyku sırasında solunumun kesintilere uğramasına neden olur. Uyku apnesi sendroumu; yüksek sesle horlayan, aşırı kilolu, yüksek tansiyonlu, burun veya boğaz bozukluğu olan kişilerde daha fazla görülür. Uyku apnesi, kanda düşük seviyelerde oksijen ve yüksek seviyelerde karbondioksite neden olur.

Burnun içinden başlayarak ağız içine kadar uzanan ve hava yollarını daraltan tüm solunum hastalıklarına bağlı durumlar uyku apnesine neden olabilir.

Uyku apnesi yüksek tansiyon ve düzensiz kalp atışı, kalp krizi ve inme veya gündüz uyku hali ile ilişkili olabilir. Uyku apnesi genellikle uyku sorunlarına bağlı diğer hastalıklar sebebiyle gelişebilir. Nedeni tam olarak bilinmese de uyku apnesine yol açabilecek bazı durumlar ise;

  • Başka bir uyku bozukluğuna bağlı rahatsızlıklar
  • Üst solunum yollarına bağlı hastalıklar
  • İlaç kullanımı
  • Madde bağımlılığı
  • Aşırı kilolu olmak
  • Büyümüş adenoidlerdir (geniz eti)

Belirtiler

Uyku apnesinin başlıca belirtileri arasında uykuda solunum durması gelmektedir. Bu hastalığa sahip kişilerin çoğu gece uykularında solunumların durduğunu fark etmezler.

Vücut solunum yapmayı durdurunca beyin uyandırma komutu verir. Uyku apnesine sahip kişiler gece defalarca uyanabilir fakat bunu fark etmeyebilirler. Uyku apnesine sahip olan kişilerde görülen olası belirtiler aşağıdaki gibidir;

  • Gündüz uykusuzluk
  • Baş ağrısı
  • Sinirlilik
  • Konsantrasyon eksikliği
  • Hafıza sorunları
  • Horlama
  • Boğaz ağrısı
  • Ağız kuruluğu
  • Yüksek tansiyon
  • Kalp ritim bozukluğu

Tanı Yöntemleri

Uyku ile uzun dönemde şikayetleri olan kişilerin en kısa sürede bir doktora görünmeleri gerekiyor.

Hekiminiz öncelikle tıbbi öykünüze başvuracak ve ardından fizik muayene uygulayacak. Uyku apnesi şüphesi halinde genellikle istenen test halk arasında uyku testi olarak bilinen polisomnografidir.Uyku laboratuvarında vücuda yerleştirilen elektrotlarla hastanın uykusu izlenmesiyle uygulanan bu test, uyku apnesi tansının konmasında faydalı olduğu gibi, apnenin hangi çeşit olduğunun tespit edilmesinde de işe yarıyor.

Hastanın talebine göre hekiminde uygun görülmesiyle birlikte Polisomnografi testleri testler evde de yapılabiliyor. Uykudan 1 saat önce vücuda bağlanan elektrotlar yaklaşık 6 ila 7 saat süresince kayıt alabilir. 4 saatlik bir uyku sonuç almak için oldukça yeterlidir.

Apne ve hipoapnenin sayıları tanı koymada en önemli etkenlerden biridir. Apne, uyku esnasında solunumun durması, hipoapnesi ise yavaşlamasıdır. Eğer kişinin, bir saatlik zaman diliminde beşten fazla kez solunumu durmuşsa o kişiye uyku apnesi tanısı konulabilir.

Tedavi Yöntemleri

Uyku apnesi, tedavi edilmesi gereken ciddi bir uyku bozukluğudur. Tedavisi, apne çeşidine, apnenin derinliğine ve kişinin solunum yollarının özelliğine göre çeşitlenir.CPAP adı verilen bir “hava makinesi” bu tedavi yöntemlerinden biridir. Bu cihaza bağlı bulunan maske hastaya takılır ve doktor tarafından belirlenen basınçlı havaya hastaya iletir.

Cihaz gece boyunca kullanılır ve basınçlı hava sayesinde solunum yollarının kapanması önlenir. Böylelikle hasta uykusunda nefes durması gibi sorunlar yaşamaz ve uyku düzeni daha kaliteli hala gelir.

Ayrıca uyku apnesi hastası olan kişilere yaşam tarzlarında da değişiklik yapmaları önerilmektedir. Horlamanın azaltılması ve uyku apnesi semptomlarınızı iyileşmesi için kişilerin yaşam tarzında yapacakları değişikliklerde son derece önemlidir.

Horlama veya uyku apnesi sendromu yaşayan kişilere öncelikle sigara ve alkolü bırakmaları, kilolarını kontrol altına almaları, düzenli olarak spor yapmaları, uykudan hemen önce ağır yemekler yememeleri, yan pozisyonda uyumaları gibi basit ama hayatlarını kolaylaştırmayı sağlayan önerilerde bulunuyor.

Bazı hastalara diş hekimi tarafından, alt çeneyi öne iterek hava yolunu açmaya yarayan özel bir aparat hazırlanıyor.

Son olarak uyku apnesi sendromunda yukarıdaki tedavi seçeneklerinin olumsuz sonuç alınması durumunda veya boğaz yapılarının (geniz eti, küçük dil) hava yolunu tıkadığı durumlarda boğazda uyku sırasında hava yolunu daraltan dokuların azaltılması veya tamamen ortadan kaldırılmasını içeren bir operasyon planlanabilmektedir.

HORLAMA

Genel Tanıtım

Neredeyse tüm insanlar hayatlarının bir döneminde horlama sorunuyla karşı karşıya kalabiliyor.  Horlama her ne kadar uyku apnesi belirtileri arasında görülse de her horlama uyku apnesi ile bağdaştırılamaz. Fakat horlama sorunu solunumu etkilemesi ve kaliteli bir uykuya engel olması nedeniyle kişinin gün içinde halsiz kalmasına neden olur.Horlama, hava yolunun kısmen tıkanması, boğaz yapısının genişlemesi ya da kasların gevşemesi nedeniyle oluşur. Hava yolu tıkalı olduğu ve rahat nefes alınamadığı için, nefes almaya çalışırken boğazda titreme meydana gelir, bu durum da horlamaya neden olur.

Yüksek perdeli bir horlama kişinin hem kendi uykusunun hem de çevresindeki kişilerin uyku kalitesini önemli bir derecede etkilemektedir.

Eğer uykunuz sırasında veya horlarken nefesiniz duruyorsa bu durum uyku apnesi ile ilişkili olabilir. Kendi kendinize horlamanız ya da yakın çevrenizdeki kişilerin horlaması rahatsız edici boyutlara geldiyse bir doktora görünerek horlamanın altındaki yatan sorunları öğrenebilirsiniz.

Nedenleri

Horlama birçok sağlık sorununa bağlı olarak gelişebilir. Genellikle horlama burun, ağız ve boğaz yapısının yanı sıra yaşam tarzı alışkanlıklarına da bağlı olarak gelişebilir. Kesik kesik başlayan horlama birden kesilip devam ediyorsa bu altta yatan hastalıklara bağlı gelişebilir. Bunun dışında kişi, gün içindeki yorgunluğuna da bağlı olarak horlayabilir.

Uzun dönem devam eden, kesik kesik bir anda nefes alma ile devam eden ve sürekli bir horlama söz konusuysa bu durumun mutlaka araştırılması gereklidir. Horlamanın bazı nedenleri ise;

  • Burun, boğaz ve çene şekli ile ilgili sorunlar
  • Uvula (halk arasında küçük dil olarak da bilinir) veya yumuşak damak şişmesi
  • Bademciklerin ve adenoidlerin şişmesi
  • Soğuk algınlığı veya alerji
  • Aşırı kilo
  • Alkol tüketimi
  • Uyku ilacı almak
  • Antihistaminik kullanmak
  • Hamile olmak
  • Uyuma şekli 
  • Yorgunluk 
  • Yüksek tansiyon
  • Kalp hastalıkları
  • Uyku apnesi 
  • Yeterince uyuyamamak

Belirtiler

Horlama, kendi başına bir belirti olarak görülür, fakat kimse sizi uyandırmadan kendi horlamanıza uyanıyorsanız bu en önemli belirtisidir. Özellikle kesik kesik nefes alırken nefesinizin kesildiğini hissederseniz veya çevrenizdekiler bu konuyla ilgili sizi uyarıyorsa bu da diğer önemli bir belirtisidir.

Horlama çok basit bir sorun gibi görülse de, altta yatan ciddi hastalıklara bağlı gelişebilir. Uzun süre devam eden horlama, dinlenme sonucunda geçmiyorsa veya kesik kesik ve birden nefes alarak devam ediyorsa kalp veya yüksek tansiyon gibi bazı hastalıklara bağlı gelişebilir. Horlamanın bazı belirtileri ise;

  • Sabahları hissedilen boğaz ağrısı 
  • Gün içinde yorgun hissetme
  • Kan basıncını veya kan şekerini kontrol etmekte zorlanma
  • Çarpıntı
  • Uyumada zorluk çekme
  • Geceleri nefes nefese uyanma
  • Konsantrasyon bozukluğu
  • Sinirlilik gibi durumlardır

Tanı Yöntemleri

Horlama tanısı için doktor öncelikle kişinin öyküsünü dinleyerek horlamaya sebep olabilecek durumları inceler. Yapacağı fizik muayene sonrasında testler isteyebilir veya gerekirse uyku laboratuvarında sizi bir gece gözlemleyebilir.

Horlamanın kesin teşhisini koymak için aşağıdaki testlerden faydalanılabilir

Bilgisayarlı Tomografi (BT) Taraması

Bu test, ayrıntılı kesit görüntüleri üretmek için X-ışını ve bilgisayar teknolojisini birleştirir.

Manyetik Rezonans Görüntüleme (MR)

Büyük bir mıknatıs, bilgisayar ve radyo frekansları kullanarak ayrıntılı görüntü alınmasını sağlar. oluşturur. 

Endoskopi

Burun deliklerinden bir endoskop (ucunda ışık ve kamera olan ince bir tüp) yardımıyla girilerek solunum yolları incelenir.

Eğer horlamanın uyku apnesinden kaynaklandığı düşünülüyorsa hastanın uyku laboratuvarda gece boyu kalması istenir. Uyku laboratuvarında beyin dalgaları, kalp atışı ve nefes hareketleri kayıt edilir ve daha sonra doktor tarafından incelenerek tanı konulmasına yardımcı olur. 

Tedavi Yöntemleri

Horlamanın bazı tipleri tedavi edilemezken, altında yatan nedenlere bağlı olarak çeşitli tedavi seçenekleri geliştirilmiştir.  Genellikle horlamanın altında yatan tıbbi bir neden yoksa kişinin hayat tarzında yapacağı değişiklikler, horlamanın ortadan kalmasına veya azalmasına yardımcı olacaktır. 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir